BODRUM’DA TAMAMLANAN
BiR HiKÂYE
Hayat, beklenmedik yolların ve doğru zamanda bir araya gelen dokunuşların toplamıdır. Benim hikâyem Sırbistan’da başladı; Amerika Birleşik Devletleri’nde geçen on yıl boyunca şekillendi ve sonunda kendimi ait hissettiğim yer olan Bodrum’da anlamını buldu.
Bu yolculuğun her aşamasında değişmeyen tek bir tutkum vardı: Pizza. Ancak bu tutku, Napoli’de bambaşka bir derinlik kazandı. Orada pizzayı sadece yemeyi değil, onu bir kültür olarak izlemeyi öğrendim. Pizzaiolilerin ritmi, malzemelerdeki sadelik, her detayda hissedilen özgüven… O deneyim, aklımda ve damakta iz bıraktı.
Eve döndüğümde arayış başladı. Napoli’de hissettiğim o özü yakalayabilmek için defalarca denedim, hata yaptım ve her seferinde biraz daha öğrendim. Zamanla tatlar dengelendi, doku olması gerektiği gibi hissettirdi ve hamur kendi karakterini buldu.
Bugün Stuparelli’de çıkan her pizza sabır ve hassasiyetle hazırlanır. Kontrollü fermantasyon, doğru denge ve Neapolitan geleneğine duyulan derin bir bağlılık… Kolay yollara sapmadan, özünden uzaklaşmadan.
Stuparelli sadece bir pizzacı değil; yıllar süren merakın, emeğin ve kararlılığın sonucudur. Amacımız çok net: Özenle hazırlanmış, samimi ve özü bozulmamış Napoliten pizzayı olduğu gibi sunmak.